Ben zannediyorum ki, millet fertlerinin hiç birinden fazla yüksekliğe sahip değilim. Bende fazla girişim görüldüyse bu benden değil, milletin bileşkesinden çıkan bir girişimdir. Sizler olmasaydınız, sizlerin vicdanî eğilimleriniz bana dayanak noktası teşkil etmemiş olsaydı; bendeki girişimlerin hiçbiri olmazdı. Millete ait meziyetleri yalnız şahıslara bırakan anlayış, eski idarelerin sistem ve usul meselesinden doğuyordu. Vaktiyle mevcut devlet ve devletlerin kuruluş şekli, sadece bir şahsın menfaatlerini ve arzularını tatmine yönelmiş idi. Şahısların bu arzu ve emellerine hizmet eden millet, gösterilen büyüklüklerin şerefinden asla payını alamaz, ancak hata ve beceriksizlik olursa onlar millete yüklenirdi. Bugün bu hâl mevcut değilse, millet kendi büyüklüğünü olduğu gibi dünyaya göstermişse, fazlalık bende değil, bugünkü idarenin niteliğindedir. Bu şekil mevcut oldukça, bu mevkie çıkacak herkesin yapacağı şey bundan başka türlü olamaz.(Bu yazı M.E.B.arşivinden alınmıştır)
Sahur oldu ışıyor, Bülbüller ötüşüyor, İftara çay deyince, Yüreğim tutuşuyor.
Sofrada fakir olsun, Tabağı çukur olsun. Karnı doyduktan sonra, Duâyı okur olsun. _________________ Yün yatakta yatarız, Yapma çiçek satarız, Biraz bekle davulcu, Şimdi bahşiş atarız.
Göz aydın hepimize, Mübârek günler bize, Onbir ayın sultanı, Hoş geldin evimize. (Arkadaşımdan)
Ramazan'ım merhaba! Bizlere verdin sefâ, Rabbim'ize hamdolsun, Her nefeste bin defa gümbede güm güm gümmmmm :))) bahşişimi isterimmmmm:))) (Arkadaşımdan)
Cebimin ağzı dardır İçinde şeker vardır. Sabreyle aman gönül, İftara neler vardır?
Misafirim nazlandı, Börek diye sızlandı, Bir sini börek yedi, Biraz olsun uslandı. (Arkadaşımdan)
RAMAZAN-I ŞERİFİNİZ HAYIRLI OLSUN.....
(Maniler ve resim güncel ramazan portalından alındı)
SADECE KENDİNİZ İÇİN DEĞİL YAŞLILARINKİNEDE BAKABİLİRSİNİZ İşte size; son 10 yılda hareketsiz kalan hesapların devredileceği TMSF tarafından, son bir kaç gündür sunulan bir hizmet....
Verilen linkte en az 3 harf yazıp enter'a bastığınızda alabildiğiniz bilgileri bir de rakam büyüklüğüne göre sort edebilme imkanı var.... Buyrun sizler de eskiden kalma bir hesabınız var mı yok mu inceleyin... Eşiniz, dostunuz, bildiğniz ve bilmediğiniz herkesin bilgileri burada... Adınızın ilk üç karakterini veya sadece aradığınız soyadı yazarak da kontrol edebilirsiniz. . http://zamanasimiso rgu.tmsf. org.tr/
NOT;E-Mailime gelen bir yazı ve sizlere duyurmak istedim.Sevgilerimle...
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler.
Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar. 24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü. 19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı. İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanmayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi. Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı. (NOT:bu yazı hüseyinöztaş.com dan alınmıştır.)